06_bozkurt.sitemynet.com
ANASAYFA İMRALIDAN DEVLETE TEHTİT APO'DAN ÇOK ÖZEL İMRALIDAN HABERLER T.İ.T


RESİM GALAERİSİ VE ÜLKÜCÜ SÖZLER TÜRKLÜK NEDİR TÜRKE KARŞI DURMAK KONUK DEFTERİ BOZKURT DESTANI BOZKURT KORKUSU ÖZLÜYORUM VATAN MÜDAFASI, ZIRAI MÜCADELE MI? PKK DOSYASI



DOST SİTELERİMİZ BAŞBUĞ

İMRALIDAN DEVLETE TEHTİT

Imrali rezaleti


SEVGILI okuyucularim, bir an için belleginizi zorlayin ve dünyanin bütün ülkelerini, hangi kitada olursa olsun gözlerinizin önünden geçirmeye çalisin.

ABD, Kanada, Brezilya, Bolivya, Avustralya, Japonya, Rusya, Sudan, Cezayir, Moritanya, Ingiltere, Belçika, Italya, Isveç, Danimarka, Kuveyt, Mogolistan...

Sayin sayabildiginiz kadar!.. Ve bir seyi daha düsünün: Rejimi ne olursa olsun, bu ülkelerin herhangi birinde korkunç bir terör örgütü var. Bu örgüt o ülkenin anasini aglatmis ve 40 bin’e yakin insanin can vermesine neden olmus.

Bu ülkelerden birinde olsun, o örgütün gazete çikarmasina izin verilir mi? Cezaevindeki örgüt liderinin sik sik avukatlariyla görüsme perdesi ardina gizlenerek neredeyse basin toplantisi yapmasina, örgütüne taktik ve mesaj vermesine, devlete posta koymasina izin verilir mi?

Böyle bir ülke biliyorsaniz, ismini lütfen bana iletin!

* * *

Bundan birkaç gün önce Genelkurmay Genel Sekreteri Tümgeneral Salih Zeki Çolak’in gazeteciler için düzenledigi kokteyle Genelkurmay Baskani Yasar Büyükanit Pasa da geldi. Epeyce söylestik. Kulaklarimla duydugum su sözleri aynen Büyükanit Pasa söyledi:

Dünyanin neresinde terör örgütünün gazete çikarmasina izin veriliyor? Bizde ise maalesef gazete bile çikariyor.

Düsünün, Genelkurmay Baskani bile yakiniyordu.

Evet, bu gazete Türkiye’de özgürce çikiyor. PKK’nin yayin organi, islevini fütursuzca sürdürüyor.

* * *

Avukatlari geçen hafta yine Imrali ziyareti yapmis. Öcalan’in söyledigi her söz, ertesi günden baslayarak PKK gazetesinde çarsaf çarsaf yer aldi. Belli ki Imrali’da saatler boyu ve özgürce görüsmüsler. Iste mansetler:

11 Kasim 2006 Cumartesi. Öcalan: Simdiden söylüyorum. Ateskes konusunda mayis ayina kadar bekleriz. O tarihe kadar olumlu adimlar atilmazsa arkadaslardan (örgütten) özür dileyecegim, biz elimizden geleni yaptik diyecegim. Ondan sonra ne yapacaklarina kendileri karar verirler! Kimse benim sorumlu oldugumu iddia etmesin. Imha dayatilirsa (operasyonlar sürerse) onlar da kendilerini korumak için savasacaktir. Gerçekten çözüm isteniyorsa ve gerekli adimlar atilirsa, o zaman biz PKK’yi dagdan indirmek için elimizden geleni yapariz.

Sonra ekliyor: Zaten bizim isteklerimiz AB’nin istekleriyle örtüsüyor. AB, Kürt sorununu çözmemis bir Türkiye’yi kabul etmez... Tek basina af ile bu sorun çözülmez. Kim kimi affedecek? Affedenleri kim affedecek? Hatta onlarin daha çok affa ihtiyaci olacak...

12 Kasim 2006 Pazar. Öcalan: Milliyetçilik gelisiyor. Bir fayda getirmez. Türkiyelilik kimligini gelistirelim...

Bunlari çok özetle yazdim.

* * *

Adam hükümlü. Fakat avukatlari sürekli yaninda! Öcalan konusuyor, avukatlari not aliyor ve bunlar ertesi günden baslayarak PKK gazetesinde tefrika halinde yayinlaniyor. Adam oradan örgütüne taktik veriyor. Devlete aba altindan sopa gösteriyor.

Terör örgütünün propaganda çarki olanca hiziyla çalisiyor.

Demek ki Türk devleti, bu çarki durduramiyor! Niçin?

Çünkü adamin arkasinda AB var ve hükümet AB’den korkuyor. Ne yazik ki gerçek bu.

Devletin yargisina bir soru daha sorayim: Bu nasil avukatliktir? Kendisinin Türkiye’de görülmekte olan, devam eden bir davasi mi vardir? Hayir! Hüküm giymis ve kesinlesmistir.

Varsayalim avukatlari Imrali’ya yurtdisinda bakilan bir dava için gidiyorlar. Peki o halde, davasiyla ilgisi olmayan bu görüsmelerin ve kendisinin sözlerinin PKK gazetesinde -avukatlari eliyle- çarsaf çarsaf yayinlanmasinin yasal gerekçesi nedir? Bu is avukatlik mesleginin hangi kurali ile bagdasmaktadir?

Bu sorularin yaniti yok.

Eger olsaydi, ülkenin Genelkurmay Baskani, özellikle gazetecilerin önünde içtenlikle bu nasil istir diye sormak ve sikintisini dile getirmek zorunda kalmazdi.

Pekiii, yukaridaki sorularin muhatabi kim? Elbette hükümet!.. Çünkü AB virüsü onlari hücrelerine kadar sarmis durumda.

Var mi ortada bu ziyaretlerin sadece avukatlik mesleginin gereklerine uygun geçmesini saglayacak, AB’den korkmayan bir babayigit hükümet?

Yok.

Direktif ve taktigi Imrali’dan alan örgüt... Sonra sehit cenazeleri... Ve bir yanda Imrali rezaletine göz yuman, öte yanda ise cenazeler kalkarken çok üzgün oldugunu söyleyen hükümet yetkilileri!..

Vay benim ülkem vay.